Underground Poetix...

10 Aralık 2009 Perşembe





Underground sözcüğünün anlatması epey güç bir cazibesi var üzerimde. Uyandırdığı karanlık çağrışımlarla, bağlantılı imgeler ve sözlerle zihnimi meşgul etmekten tekinsiz bir haz almışımdır hep. Yeryüzünün dehlizlerinde, mezarlıklarında, uzak ve metruk gölgelerinde, sınır çizgilerinde yürüyen tuhaf ve yitik yaşamlara bâtınî bir ilgidir bu. Hattâ bir ara bloğun başlığını Dostoyevski'nin o ilginç yapıtından ilham alarak 'Yeraltından Notlar' koymayı da düşünmüştüm, sonra niye vazgeçtim bilmiyorum.

Underground'un bir tarz, tutum ya da izlek olarak edebiyatta, müzikte, sinemada, mimaride, politikada vs. pek çok izdüşümü var elbette ve bunların epeycesi de Underground Poetix adlı üç aylık periyotlarla 6.45 yayınları tarafından hazırlanan mecmuanın içeriğini oluşturuyorlar.

Mevzua önce Altıkırkbeş'ten başlamak gerekecek, çünkü onların bugüne kadar süregelen yayıncılık serüvenleri nev'i şahsına münhasır bir nitelik arzediyor. Altıkırkbeş, kendi ifadeleriyle bir Kaybedenler Kulübü, bir Kaybedenler Kütüphanesi'dir. Bir 6.45 okuru olmak da farklı bir tecrübedir bu yüzden. Herhangi bir kitabı alıp okumak gibi değildir Altıkırkbeş'in bir metnini elinize almak, zîrâ büyük olasılıkla 'bugün ve burada'nıza yabancılık çeken, aykırı bir okuma beklemektedir sizi.

Ve yine ancak potansiyel bir 6.45 okurunun nazar edip, sırrına vâkıf olabildiği garip hakikat kırıntıları yansır âyine-i devrandan. Mesela bir 6.45 okuru bilir ki, her zaman cevap sayısından bir fazladır soru sayısı ve mutlu insanların öyküsü yoktur; tarih beklemeyi bilen tüm kızları üzmüştür(ve bazı erkekleri de). Hiçbir şeyin değişmediğini, ama hiçbir şeyin de olduğu gibi kalmadığını, bilir onlar; evrendeki en kara günahın önceden kaydedilmiş olanları kurcalamak olduğunu da; dünyasını kaybedenlerin yeni bir dünya kurmak zorunluluğunu; gökyüzünün mavi, suyun ise ıslak olduğunu ve bu nedenledir ki, tehlikede değil tehlikeli olduğunu, bilir bir 6.45 okuru.

Underground Poetix'e dönecek olursak tekrar; öncelikle ölümde karar kılmayan ve BtG taraflarında eyleşenlerden beklerdik bu ilginç bağımsız neşriyat hakkında birkaç kelam sarf etmelerini, ama anlaşılan o ki, iş bu garip başa düşüyor.

2008 yılından beri yayınlanıyor Underground Poetix ve en son dördüncü sayısıyla arz-ı endam ettiler. İçeriği hakkında adının çağrıştırdıklarından daha fazla ne söylenebilir ki? Tuhaf abilerin, yaralarıyla meşhur adamların cirit attığı bir mecmua işte: William Burroughs, Jack Kerouac, Charles Bukowski, Che Guevara, Arthur Rimbaud, Jean-Luc Goddard, Allen Ginsberg, Richard Brautigan, Philip K. Dick, J. G. Ballard, Kurt Cobain, Hâkim Bey, Guy Debord, Alejandro Jodorowsky(onun hakkında bir ara muhakkak yazmalı), Jean Genet...

Ve anarşizm, avangardizm, situasyonizm, sürrealizm, konstruktivizm, feminizm, dadacılık, pornografi, punk, hippiler, beat kuşağı, yani tüm kötü çocukların, diri gömülenlerin öyküleriyle kurulmuş kaotik bir karnaval. Karanlık, saldırgan, sert, tedirgin edici, kışkırtıcı ve ironik temalar, karşı kültür heybesine sığan ve sığmayan pek çok şey. Hiçbir şey olmadığında olan binlerce şey. Bazen naif ve sık sık da tehlikeli şeyler. Ve hepsi ve daha fazlası...

Son olarak, hatırlatmadan geçmeyelim: reddedebilmek stil sahibi bir harekettir.



Sayfa altı videolarımıza boş vermişiz bir süredir anlaşılan. Bu kez yapalım bari, ruhumuz gıdasız kalmasın ve Nick Cave'den olsun ilki: Into My Arms. Hem yeri gelmişken Nick Cave'in underground romanlarını(And the Ass Saw the Angel ve The Death of Bunny Munro) ve senaryosunu yazdığı The Proposition adlı neo-western tarzı şahane filmi de önermiş olayım bir kez daha. Diğer seçimimiz daha hareketli; Imelda May yirminci yüzyılın ortalarına götürüyor dinleyicisini. Son zamanlarda duyduğum en hoş seslerden biri, rockabilly ve jazz karışımı şarkılarına bayıldım: Johnny Got a Boom Boom ve Proud and Humble

7 yorum var:

Ayna-i Marzî dedi ki...

Underground Poetix'i İdefix'te görmüş, sonrasında almayı unutmuştum. Bu vesileyle listeye eklemekte yarar var.

Btg olarak bize düşerdi belki, ama yeraltı kültürüne bizden daha hakimsiniz. Bu yazınızı koymak isteriz bu ayki sayımıza, tabi izin verirseniz :)

Bir Garip Vampir dedi ki...

Benim açımdan bir sakıncası yok.

Ayna-i Marzî dedi ki...

Sevindim, çok teşekkür ederiz :)

Adsız dedi ki...

Ah bir de ilk sayısını bulabileceğim bir yer söyleyebilirseniz çok mutlu olacağım. :)

Bir Garip Vampir dedi ki...

Baskısı epeydir tükenmiş o sayının, gittigidiyor'u sık sık takip etmeni öneririm.

Adsız dedi ki...

Evet, dolaşmadığım yer kalmadı İstanbul'da, eski baskıları da pek saklamayı sevmiyor büyük mağazalar.Tek yolu gittigidiyor dediğiniz gibi.

Teşekkürler =)

Mahir Kaya dedi ki...

Merhaha,

Underground Poetix'in ilk sayısı hariç diğerlerine 0212 527 09 92 numaralı Marjinal Kitap Dağıtım firmasından ulaşabilirsiniz.