Bir Hardware Lezzeti ya da Fırında Bellek Kızartma...

20 Eylül 2011 Salı

Ev diye bildiğim şu garip hanede, hâlihazırda ikisi masaüstü, biri dizüstü olmak üzere üç bilgisayar mevcut. Yalnız, bunların biri fi tarihinden kalma bir kasa içinde çoğu ikinci el parçalardan müteşekkil emektar bir sistemdir. Daha çok dışarıdan gelen gidenin kullanımı için kurulu tutuyorum onu. Düşünürseniz, bir çeşit kamu hizmeti yapıyor esasında ve bu görevini şimdiye dek çok da sorun çıkarmadan yerine getirdiğini söyleyebilirim.

Birkaç hafta önce, işbu bilgisayara, hem o güne kadar gösterdiği gayreti ödüllendirmek, hem de üzerindeki yükü biraz daha hafifletmek amacıyla, bir bellek güncellemesi yapayım istedim ve gittim malum bir siteden ikincil el 1 GB bellek aldım. Belleği aldım almasına amma, gelin görün ki çalışmaya hiç niyeti yoktu. Bunca yıllık tecrübemi şöyle bir serimleyip, aklıma gelen olası bütün seçenekleri değerlendirdiğim hâlde bana mısın bile demedi meret. Bu durumda iki tür mütalaa söz konusu olabilirdi: ya bozuk ya da anakartla uyumsuz olduğunu düşünmeliydim, ama ikinci seçeneğe pek ihtimal vermedim doğrusu. Çünkü hem aynı markadan bir ram gayet güzel çalışır durumdaydı, hem de kullandığım anakart Asus’un evvel zaman içinde fena durmayan bir modeliydi. Dolayısıyla karar hükmünü belleğin bozuk olduğu yönünde verdim, fakat bu duruma çok dertlenmediğim için tutup geri gönderme zahmetine de katlanmadım. Bunun yerine, keyfe keder müşteri kisvesine iyice bürünüp, kullanım dışı bilgisayar parçalarından oluşan çekmecelerden birinde zât-ı şahanelerine güzide bir yer ayarlamakla yetindim. Orada kendisinden çok daha eski bellekler de vardı, yalnızlık çekmeyeceği kesindi yani.

Bu anlattığım olayın cereyan edişinden bir süre evvel -belki gözünüze çarpmıştır- teknoloji sitelerinde arızalı grafik kartlarının fırında ısıtılarak çalışır hâle getirilebildiğine dair haberler yapılmıştı. Bahsedilen şey kabaca 200 derece civarına dek ısıtılmış bir fırında grafik kartını 8-10 dakika kadar bekletmekten ibaretti. Çalışırsa amenna! Yandaki resimde mevzu bahis işlemi kaynağından alınmış biçimde görebilirsiniz. İlk bakışta şehir efsanesi kıvamında, oldukça eksantrik bir haber gibi gözüküyor belki, fakat bir mantığı olduğunu da teslim etmeliyiz. Temas noktalarında sorun olan devre elemanları bir ihtimal bu şekilde tamir edilebilir.

Neyse, o sıralar haberi ilginç bulmuşsam da, çok üzerinde durulacak bir şey gibi gözükmemişti bana. Fakat bir süre sonra, mevzu bahis eski sisteme tekrar bir işim düşünce ve o vesileyle bellek sıkıntısını yeniden tecrübe edince, aklımda o bozuk belleği böyle bir deneye tâbi tutmak fikri uyandı birden. Kimse bu işlemin belleklerde de işe yarayacağını söylememişti, ama mantıken bunun yapılmasında hiçbir beis göremedim. Hoş yaparsam işe yarayacağına dair kayda değer bir beklentim olduğundan değil, ama denemenin de bir zararı olmayacaktı. Sözün özü, zerre miskali bir umut bile hiç olmamasından yeğdir diyerek, benim belleği kaptığım gibi, alüminyum folyoya sarıp özenle fırına yerleştirdim. 200 derecede 10 dakika kadar pişti mübarek. Sonra hep yapılageldiği üzere çıkarıp soğumaya bıraktım elbette.

Böyle bir zahmete katlandıktan sonra belleği hemen takıp deneyeceğimi düşünebilirsiniz, fakat süreç öyle gelişmedi ne yazık ki! Bellek soğurken benim de konuya olan ilgim soğudu sanırım. Zaten pek bir umudum yoktu, araya başka mevzular da girince belleği bir köşeye kaldırıp diğer uğraşlara döndüm ve ancak bir on gün kadar sonra tekrar hatırladım onu. O gün hiç şüphesiz daha iyi bir günümde olmalıymışım ki, açması bile ciddi bir çile olan o eski kasayı açıp belleği denemeye karar verebilmişim. Tabiî sonuçta çalıştığını görmek gerçekten şaşırtıcı oldu. Hattâ önce bir yanlışlık var bu işte diye düşünerek, çıkarıp tekrar taktım, ama inatla çalışmaya devam etti. Sonra yuvasını değiştirdim, fakat orada da hiç yabancılık çekmediğini gördüm. Bununla da yetinmedim testten geçirdim, tık demedi kerata. Velhasıl çalışıyordu işte! Bir haftadır ara ara sürekli kontrol ediyorum, en ufak bir problem gözükmüyor. Bu arada sistem de bayağı rahatlamış oldu. En azından yokuş çıkarken nefessiz kalmıyor eskiden olduğu gibi. Şahsen bu tecrübeden sonra olası ihtiyaç durumlarında ucuzundan arızalı bellek almayı düşünmeye başladım bile. Denemeye değer! Kaldı ki, talih üst üste iki kere bana uğrarsa, onun için de azımsanmayacak bir gelişme olur bu!

İşin nüktesi bir yana, biraz tuhaf bir fenomen bu ve bende işe yaradı diye kimseye bir çırpıda önerebileceğim bir yöntem de değil. Garantisi bitmiş ve gözden çıkarmaya niyetli olduğunuz elektronik parçalarda deneyebilirsiniz belki. Yalnız, böyle bir deliliğe kalkışacaksanız devre kartının üzerinde ısıya dayanıksız eleman olmamasına dikkat edin. Ekran kartlarında deneyecek olanların buna özellikle dikkat etmesi gerekiyor. Unutmadan, mikro dalga fırınlardan da uzak durun lütfen.

2 yorum var:

Eyfiti dedi ki...

Pek leziz gözüküyor buradan, ellerinize sağlık.

Bir Garip Vampir dedi ki...

Teşekkür ediyorum. Yemek literatürümüze benim de bir katkım olsun böylece.